By Tuncer Can

Türkiye'de yabancı dil

 

         Türkiye'de yabancı dil giderek önem kazanmaktadır. Avrupa ile gelişen ilişkiler sonucunda yabancı dil ihtiyacı da artmaktadır. İnternet’in gelişmesi ticari ilşkilerin artması Türkiye'de de yabancı dil öğretiminin gelişmesine zemin hazırlamaktadır.

       Demircan’a (2000-294) göre : ” 1980’den sonra Özal , kamu bankaları aracılıyla halkın kaynaklarını özel ellere aktararak , ülkede sözde liberal sermaye birikimini başlattı.” Tam da bu dönemde Türkiye dışa açılmıştır ve dış ilişkilerin gelişmesiyle yabancı dilin bilinmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Demircan (1988-119)  şöyle devam etmektedir : ” .... Devlet orta öğretim kurumlarındaki yabancı dil dersinde başarı sağlanamayınca ....... Ancak zamanla devlet kurumları yeterli kapasiteye ulaşamayınca bu alan 1980 yılından itibaren özel sektöre ve eğitim vakıflarına açılmıştır. 1984 yılından sonra meslek öğretimini İngilizce yapan Anadolu liseleri ve Almanca öğretim yapan İmam-Hatip lisesi açılmıştır.” 

       Yabancı dille eğitim veren okullar bu gelişmeye göre artmaktadır. Açılan Anadolu , Fen ve Süper liseleri  bu gelişmeyi göstermektedir. Özellikle Süper lise kavramı henüz yeni olmasına rağmen , ki ilk Süper liseler 1993 yılında açılmıştır ilk kez İstanbul'da (5 tane okul sadece), hızlı bir gelişme göstermiştir ve hatta çok başarılı bazı Süper liseleri kalitelerini yükselterek özel sınavlar sonucu öğrenci kabul eden  Anadolu lisesi olmuşlardır. Örneğin  İstanbul'da bulunan ve ilk Süper liselerden olan Kabataş ve Pertevniyal Liseleri .

       Yabancı dil eğitiminin  Türkiye'de  geliştiğini gösteren bir diğer veri de sekiz yıllık eğitim çerçevesinde yabancı dilin ilkokul 4. sınıfa kadar inmiş olmasıdır.Birkaç yıl öncesinde yabancı dil eğitimi orta okulda başlarken artık ilk okulda başlamaktadır. Bu da yabancı dil eğitimine verilen değeri göstermektedir.

      Buna ek olarak, genç nüfusun fazlalığı ve yabancı dil öğrenme ihtiyacı okulların yanı sıra yabancı dil eğitimi veren özel kurs ve dershanelerin  da açılmasını sağlamıştır. Özellikle 90'lı yıllarda açılan özel kurs ve dershanelerin  sayısı özellikle artmıştır. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerimizin merkezlerinde yabancı dil eğitimi veren kurs ve dershanelerin fazlalığını gözlemlemek mümkündür. İstanbul'da Kadıköy, Bakırköy , Avcılar, Beyoğlu, Şirinevler, Aksaray, Kartal, Bostancı gibi merkezlerde yabancı dil dersi veren bir çok kurs ve dershane vardır. Binlerce kişi de buralarda yabancı dil öğrenme ihtiyaçlarını gidermektedir. Ancak Demircan’a (1988-135)  göre özel kurs ve dershane sayısı şöyledir : “......., 1980 yılında İstanbul’da dershane adı altında 82, kurs adı altında 15 özel öğretim merkezi bulunmaktaydı. “ Bu sayı kat kat artmıştır ve artmaya da devam etmektedir.

      Yabancı dil eğitimine verilen değerle ilgili medya kuruluşlarının da yabancı dil eğitimine katılmasından daha somut bir gösterge olabilir mi ?  Ulusal televizyonlarda (Atv ve KanalD gibi) gösterilen İngilizce eğitim programları insanların özellikle de çocukların dikkatini çekmiştir. Ulusal gazeteler(Sabah, Hürriyet ve Milliyet gibi)  yoluyla da İngilizce eğitim kitaplarının dağıtımı yapılmıştır.Hatta verilen programlar başlangıç düzeyi ile ileri seviyede olmak üzere planlanmış ve bu amaca yönelik programlar seçilip yayımlanmıştır. Özellikle Atv'de başlangıç düzeyi için "Teletubbies" ve ileri düzey için de "Muzzie" adlı programlar yayımlanmıştır.

      Ancak bütün bu gelişmeler bazen eleştirilmektedir de , örneğin Demircan (2000-294) “Türk Dili ile öğretimin niteliği 1980’den sonra giderek ve hızla düşürüldü. Karşı çıkabilecek bütün kurumlar (örneğin Eğitim Enstitüleri) ve derneklerin hepsi kapatıldı.Artan bir yoğunlukla yabancı bir dille (özellikle İngilizce)

Orta ve yüksek öğretim yaygınlaştırıldı. Amaç ‘nitelik’ arttırmak değil , en karlı birikim pazarını sermayeye açmaktı. Böylece hem ulusal çıkarlara hem de fırsat eşitliğine aykırı bir ‘yabancı dille öğretim iş kolu yaratıldı ‘: parası olana yabancı bir dille sözde daha iyi orta ve yüksek öğretim , parası olmayana ise Türkçe , sıradan bir eğitim. Bu durum ,Osmanlı döneminde yaratılan ikiliğe benziyor” demektedir ve eklemektedir (2000-295) “Türkiye’de kamu eğitiminin kuyusunu kazan güçlerin bir bölümünün kurduğu özel dershaneler sadece dev ekonomik bir güce ulaşmamışlar , aynı zamanda önemli bir siyasal güç ve etkiye sahiptirler.Kamu eğitim kurumları, eğitim vermeden diploma veren duruma düşmüşlerdir.”

      Bu eleştirilere rağmen Türkiye’de yabancı dil eğitimi geniş bir şekilde yapılmaktadır. Çok çeşitli kaynaklardan öğrenme ve öğretme imkanının olması yabancı dilin eğitimini ülkemizde daha da geliştirecektir.   

 

KAYNAKÇA

Demircan , Ömer (1988)     “Dünden Bugüne Türkiye’de Yabancı Dil”

                                             Remzi , İstanbul   

Demircan , Ömer (2000)       “İletişim ve Dil devrimi”

                                             Yaylım yayıncılık , İstanbul