Turkish Poetry  Şiirlerle Türkçe Öğretimi

Türkçe Dersi veren Türkçe Öğretmeni arkadaşlarımıza fikirler...

1) Şiirler Türkçe'yi öğretmek için oldukça zengin sözcük sağlayabilir ve bağlam oluşturabilir; şiirlerle dilbilgisi yapılarını ve seçeceğiniz yazara göre modern sözcükleri öğretebilirsiniz. Bununla birlikte, çeşitli kaynaklardan modern Türkçe'yi kullanan okuma parçalarını da seçebilirsiniz; gazeteler, dergiler, internet siteleri ve şarkılar da iyi birer kaynaktır.

 

 

İstanbul’u Dinliyorum (Orhan Veli Kanık, 1914-1950)

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor;
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,

Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim
kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim
kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık
çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarsı;
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa;
Güvercin dolu avlular.
Çekiç sesleri geliyor doklardan,
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Başımda eski alemlerin sarhoşluğu,
Los kayıkhaneleriyle bir yalı;

Dinmiş lodosların uğultusu içinde

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. 

 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum.   (1947)

 

 

 

Otuz Beş Yaş (Cahit Sıtkı Tarancı)

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yasa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne donup duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.

N'eylesin olum herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.

 

Home / ELT Materials / Coursebook Reports / Learn Turkish / Comics / ELT Conferences / Private Lessons / Online Translation / Links /