OLUŞTURMACILIK VE YABANCI DİL DERSLERİ, Oluşturmacı Sınıflar, Oluşturmacı Etkinlikler
OLUŞTURMACILIK VE YABANCI DİL DERSLERİ
(29 Nisan 2006'da İzmir Tevfik Fikret Okulları tarafından düzenlenen “Eğitimde Çağdaş Yönelimler-3: Yapılandırmacılık ve Eğitime Yansımaları” adlı sempozyumda sunulan bildirinin tam metnidir, alıntılamak için "Can. T. " Oluşturmacılık ve Yabancı Dil Dersleri", “Eğitimde Çağdaş Yönelimler-3: Yapılandırmacılık ve Eğitime Yansımaları” Sempozyum Bildiriler Kitabı, 29 Nisan 2006, s. 282-288. )
Özet
Hızla değişen günümüzün dünyasında eğitim ve yabancı dil eğitimi kavramlarının yeni anlamlar kazanması kaçınılmazdır. Oluşturmacılık yaklaşımı eğitime bütüncül bir dünya görüşü, işbirliği, çeşitlilik ve eşitliğe saygı, özerklik ve özfarkındalığı destekleme, başarıya yönelik rehberlik etme, dünyadaki ilişkileri sorgulama, eğitim uygulamalarını değerlendirme, hayatı her açıdan tartışma, dünya ve toplumlardaki güç ilişkilerine karşı eleştirel olma gibi yeni görüşler getirerek yeni açılımlar sağlayabilir. Bu bağlamda, özfarkındalığı gelişmiş bireyler yetiştirmek oluşturmacı görüş açısından önemlidir. Oluşturmacı yaklaşıma göre bilgi, toplumsal ilişkiler içinde bireyler tarafından etkin olarak oluşturulan bilişsel yapılardır. Oluşturmacılık Kuramı yabancı dil öğretimine de bu bağlamda katkı sağlayabilir. Bu çalışmada Oluşturmacılık ve Yabancı Dil Eğitimi arasındaki ilişki, bu ilişkiyi besleyen ve etkileyen etkenler, kavramlar ve özellikler tartışılacaktır. Oluşturmacılık yaklaşımının yabancı dil öğretimine ne yönlerden katkı yapabileceği ders içi uygulamalarla örneklenecektir. Bu uygulamalar yabancı dilde söylem ve bağlam farkındalığı, anlatı, sözcük öğretimi, dilbilgisi öğretimi, okuma öğretimi gibi alanları kapsamaktadır. Buna ek olarak Avrupa Topluluğu Eğitim Komisyonu tarafından yabancı dil eğitim politikasını çerçevelendirmek için 2000 yılında yayımladığı Avrupa Ortak Dil Kriterleri’nde de öğrenci özerkliği, öğrenmede eylem odaklılık ve çok yönlü bakış açısı gibi oluşturmacı eğitimin birçok özelliği vurgulanmıştır. Çalışma, yabancı dil öğretiminde yeni açılımlar ve oluşturmacılık yaklaşımı çerçevesinde yabancı dil öğretimine yeni bir bakış açısı ve öneriler getirebilme amacındadır.
Anahtar Kelimeler: Oluşturmacılık Kuramı, Oluşturmacı Yabancı Dil Eğitimi, Oluşturmacı Sınıflar, Oluşturmacı Yabancı Dil Etkinlikleri
1. OLUŞTURMACILIK KAVRAMI VE EĞİTİM
1.1. Giriş
Bu çalışma, “Oluşturmacılık Kuramı ve Eğitim”, “Oluşturmacılık ve Yabancı Dil Dersleri” ve “Yabancı Dil Derslerinde Oluşturmacı Etkinlikler” adlı üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde oluşturmacılık yaklaşımı tanımlanarak özellikleri bağlamında eğitime yönelik yansımaları tartışılacaktır. İkinci bölümde oluşturmacı yaklaşımın yabancı dil eğitimi ve yabancı dil derslerine yönelik tasarımlar ve yeni açılımlar özetlenecektir. Son bölümde ise yabancı dil derslerinde kullanılabilecek oluşturmacı etkinliklerin özellikleri belirlenerek bu tür oluşturmacı etkinlikler geliştirilecektir.
Oluşturmacılık yaklaşımı, eğitime bütüncül bir dünya görüşü, işbirliği, çeşitlilik ve eşitliğe saygı, özerklik ve özfarkındalığı destekleme, başarıya doğru rehberlik etme, dünyadaki ilişkileri sorgulama, eğitim uygulamalarını değerlendirme, hayatı her açıdan tartışma, dünya ve toplumlardaki güç ilişkilerine karşı eleştirel olma gibi görüşler getirerek son aşamada gerçek demokrasinin gelişmesine katkı sağlamak amacındadır.
Sıklaşan kişilerarası ve uluslararası ilişkiler, gelişen iletişim ve karmaşıklaşan dünya bireylerin yeni anlayışlar geliştirmelerini zorunlu kılmaktadır. Bu yeni dünyada bireylerin yeni anlayışlar geliştirmesini sağlayacak ve yaşamlarını kolaylaştıracak bir etken de bu yeni dünyanın özelliklerini taşıyan çağdaş eğitim düzenlemeleri olacaktır. Teknolojinin her yıl daha da gelişmesi, ulaşım araçlarının hızlanması, bir bilgi ağı olarak nitelendirilebilecek İnternet’in insanlar arasındaki mesafeleri azaltması, bireylerarası ilişkileri yoğunlaştırması ve bilgiyi kolaylıkla ulaşılabilir bir kavrama dönüştürmesi, bilgi vermeye dayalı geleneksel eğitim uygulamalarını çağdaş dünyanın gereksinimlerine cevap veremeyecek duruma getirmiştir. Uluslar arasındaki mesafelerin azalması ve bireyler arasındaki ilişkilerin karmaşıklaşması, dünyayı çeşitli uluslarlardan bireylerin kolaylıkla ilişki kurduğu ve bir araya geldiği küresel bir köy haline dönüştürmüştür. Bu küresel köy içinde bireysel ilişkileri daha da sağlamlaştıracak etkili bir yabancı dil eğitimine gereksinim vardır. Yabancı dil eğitimi, yeni dünyanın yeni özellikleri olan dünyadaki çeşitliliğe saygıyı ve kültürlerarası hoşgörüyü geliştirmek için önemli bir araçtır.
Buradan çıkışla yabancı dil eğitiminin de bir dönüşüme uğraması kaçınılmazdır. Oluşturmacılık kuramı da yabancı dil eğitimine sınıf içi uygulamaları dilbilgisi odaklı olmaktan kurtaracak uygulamalarla destek olabilir. Özellikle yabancı dilde söylem ve bağlam farkındalığı kazanma, anlatı öğretimi, sözcük, dilbilgisi, okuma, dinleme ve konuşma becerilerine dönük bütüncül bir bakış açısı geliştirme, bu becerilerde önemli olanın strateji geliştirmek olduğu anlayışını yerleştirmek, sonuç odaklılıktan sıyrılıp süreç odaklılık fikrini benimsemek gibi uygulamalarla yabancı dil eğitimini zenginleştirebilir.
1.2. Oluşturmacılık
Türkçe kaynaklara baktığımızda constructivism kavramıyla ilgili bir uzlaşmanın henüz sağlanmamış olduğunu görmekteyiz. Kimi araştırmacılar constructivism kavramına karşılık oluşturmacılık (Kara & Özgün-Koca 2004; Baki & Bell 1997; Gürol & Tezci 2001; Asan & Güneş 2000; Kılıç 2001; Yıldırım & Akar 2004; Kabapınar 2004; Gürol & Atıcı 2001; Semerci 2003; Yanpar-Şahin 2003) terimini kullanırken kimileri de yapılandırmacılık (Köseoğlu & Budak & Kavak ….; Yurdakul & Demirel 2004; Şaşan 2002) ve hatta yapısalcılık (Aşkar Aktamış & Ergin & Akpınar 2003), yapıcılık (Alkan & Deryakulu & Şimşek 1995; Deryakulu 2001), inşacılık (Muğaloğlu-Aktürk 2001), kurgulamacılık (çevrimiçi http://www.elma.net.tr) ve hatta birden fazla terimi bir arada yapısalcı(oluşturmacılık) (Koçoğlu & Köymen 2002; Turan M. 2001) önermektedir.
Buradan çıkışla constructivism kavramı üzerinde anlayış birliğine varmak için tek bir Türkçe karşılık kullanmak gereği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada “constructivism” kavramının karşılığı olarak “oluşturmacılık” benimsenmiştir. Constructivism, öğrenme ve eğitim bağlamlarında, terim olarak bilginin oluşturulmasına işaret eder. Bilgi kavramına bakışımız constructivism kavramına olan bakışımızı da sağaltacaktır. Şöyle ki; constructivist anlayışta bilgi bilenden bağımsız bir şekilde doğada var değildir. Bilgi özneden bağımsız değildir (von Glasersfeld 1996), özne bilgiyi kendi için öteki öznelerle etkileşimi sırasında oluşturur, oluşturduğu bilgiden kendi de çevresi de etkilenir (Piaget 1973; Vygotsky 1978; Moll 1992). Bu açıdan bakınca oluşturma kavramının Türkçe’deki karşılığı ve içerdiği kavramlar şöyle sıralanabilir. Öncelikle oluşturma(k)dönüşlü bir fiildir. Bu fillin gerçekleşmesi sırasında bu fiili gerçekleştiren de etkilenir. Bilgi oluşturma sırasında bilgiyi oluşturan özne en çok etkilenir. Bilgi oluşturma zihinsel-bilişsel işlemlerin gerçekleşmesi sürecinden geçilerek başarılır, böylece bilgi oluşturma bireysel ve içsel bir kavramdır (Smith, 1993). Dahası, oluşturma aynı zamanda işteş bir fiildir. Zira bilgi oluşturma eylemi çevreden ve öteki öznelerin varlığından bağımsız değildir. Bilgi oluşturma diğer öznelerle etkileşim sürecinde, birlikte, gerçekleştirilir. Dolayısıyla oluşturma kavramı içerisinde birliktelik, toplumsallık da vardır. Moll’a (a.g.e., s. 1-6.) göre Vygostky eğitimin toplumsal ve kültürel bir etkinlik olduğunu ve bilimsel olarak incelenecek kavramları da ayrıştırmak yerine bütün olarak görülmesi gerektiğini söylüyordu. Sözcüklerin anlamlarının da düşünme ve konuşmanın birliği olarak tasavvur ediyordu. İşteş-Dönüşlü bir fiil olan oluşturma(k) kavramı da bu bütünlüğü sağlamaktadır. Göndergeleri arasında eylem, eylemi etkileyen ve etkilenen de vardır.
1.3. Oluşturmacılık ve Eğitim
Bugünün okullarındaki anlayış bilginin yeni kuşaklara aktarılması ile görevli olduğu şeklindedir, ancak bilgiyi aktarma biçiminde gerçekleştirilen bu eğitim aktarılan bilginin yeni kuşakları gerçek hayata hazırlayamadığı şeklinde sıklıkla eleştirilmektedir (Freire,1993). Okullarda öğrenilen bilgi okul ortamında ve okul içi bağlamlarda kullanılabilinirken, bu bilginin daha sonra, gerçek hayatta kullanılma garantisi yoktur (Richardson, 1997:1-14). Bunun yerine bilginin gerçek bağlamlar içinde öğrenilmesi - bu şekilde de öğrenilen bilginin anlam kazanacağı düşünülmekte - önerilmektedir. Freire’e (1993) göre de eğitimde öğrenenler, bilgiyle doldurulabilecek içi boş kaplar olarak görülmektedir, oysa olması gereken öğrenenlerin bilgiyi anlamlı olarak nasıl kullanacaklarının anlayışının yerleştirilmesidir, böylece de eğitim süreci içinde kendi öğrenimi için sorumluluk alacak bireylerin ortaya çıkacağını vurgular. Martin’e (2000:20-27) göre de “çocukların gücü ellerine almaları için düşünme becerilerini geliştirmeleri gerekir. Kendi bilgi ve düşünmelerinin sorumluluğunu almaları gerekir. Doğru-yanlış değerlendirmeleri yerine öğrenenlerin kendileri soruları sormalı ve cevap verme yollarına kendileri karar vermelidir.”
Bu bilginin ışığında son yıllarda yeni bir sözcük eğitim düyasında yer almaya başladı ve eğitim kavramını yeni bir bakış açısıyla zenginlenştirdi. Bu yeni sözcük oluşturmacılıktır.
Oluşturmacılık, bugün hem eğitim - öğrenme kavramlarını hem de bilgi felsefesini açıklayan bir kuramdır. Yeni bir eğitim kuramı olarak fen ve matematik öğretimi dallarına uygulanan oluşturmacılık, teknoloji, coğrafya ve yabancı dil öğretimi gibi eğitimin diğer alanlarına da uygulanmaya başlanmıştır. Oluşturmacılık kuramı, bu çalışmada da yabancı dil öğretimine, özellikle de İngilizce’nin ve İngilizce dilbilgisi öğretimine yapabileceği katkılar bağlamında tartışılacaktır.
Oluşturmacılık kuramı, hayata anlam verme çabasındaki diğer kuramların bir devamı olarak görülebilir. Bu bağlamda, gerçek dünyanın ve hayatın bir çok yönünü içinde barındırmaktadır. Örneğin, bireysellik ve toplumsallık, zihin ve çevre, iletişim ve kültür, gelişim ve öğrenme, bilgi ve deneyim, radikal ve eleştirel düşünme, vb. Görüldüğü gibi, oluşturmacılık kuramı içerisinde var olan kavramlar bizim de hayatımızı yönlendiren kavramlardır. Hayatın her alanında yukarıda belirtilen çok yönlü kavramsal yapı mevcuttur. Eğitim, alanındaki bu çok yönlü kavramsal yapılar ve şemalar tarafından çerçevelendirilmektedir. Öğrenen bir varlık olarak insana olan bakış açısı eğitim uygulamalarına da yön vermektedir.
Oluşturmacılık kuramına baktığımızda, tek doğru cevaplı, tek yönlü ve tek bakış açılı öğrenme kuramları yerine, çok yönlü bakış açısının, bir sorunun birden çok cevabı olabileceği düşüncesinin hakim olduğu görülür. Bugünün eğitim anlayışı da bu çerçevede tek kaynaklı değil, çok yönlülüğü sağlamak için, çok kaynaklı olarak kabul edilmelidir. Teknolojinin gelişmesi, bilginin daha rahat ve ucuz bir şekilde dolaşması ve bilgiye kolayca erişebilmek, yazılı ve görüntülü medyanın insanların düşüncelerini oluşturup değiştirebilecek denli yayılması, eğitim anlayışının da çok yönlü olmasını gerektirmektedir. Oluşturmacılık kuramı da bu bağlamda, önemli katkılarda bulunabilir.
Oluşturmacılık kuramı birden bire ortaya çıkan bir kuram değildir, bir çok araştırmacının gözlemleri, deneyleri, görüş ve araştırmaları yoluyla, bilişsel ve gelişimsel ruhbilimin gelişmesiyle bilimsel alanda yer edinmiştir. Oluşturmacılık kuramının en önemli ilkesi insanların kendi anlayışlarını etkin bir şekilde oluşturdukları şeklindedir. Oluşturmacılık kuramının temelini oluşturan ilkeler aşağıda özetlenmiştir:
· Bilgi, reflektif (yansıtmalı) soyutlama süreciyle oluşturulur.
· Öğrenenler/Bireyler kendi anlayışlarını oluştururlar.
· Öğrenendeki/Bireylerdeki bilişsel şemalar öğrenme sürecini kolaylaştırır.
· Öğrenendeki/Bireylerdeki bilişsel yapılar ve şemalar sürekli bir gelişim süreci içerisindedir.
· Öğrenme anlıksal anlamaya bağlıdır.
· Öğrenme toplumsal etkileşimle desteklenir.
· Anlamlı öğrenme gerçek öğrenme etkinlikleri/görevleri sonucu gerçekleşir. (Eggen & Kauchak, 2001:294)
Oluşturmacılık çerçevesinde eğitim, öğrenme ve anlama, gerçek deneyimler sonucunda eski bilginin üzerine yeni bilgi ve yeni anlayışlar oluşturulması şeklindendir. Böyle bir eğitim biçiminde öğrenenlerin gerçek yaşam bağlamları içerisinde sorunlara yeni çözümler bulmaları, birbirinden farklı çözümler yaratmaları, diğer öğrenenler ya da uzmanlarla işbirliği yapmaları, düşüncelerini ve öne sürdükleri hipotezlerini denemeleri, düşünme şekillerini gözden geçirmeleri ve en sonunda ortaya koyabilecekleri en iyi çözümü sunmaları için desteklenirler. Bugünün sınıf içi uygulamalarında, öğretmen ve ders kitaplarından edilgen bir şekilde bilgi bekleyen öğrenenlerle karşılaşırız. Öğrenenlerde, bilgi oluşturma sürecinde keşfetmek yerine en doğru cevabı verme çabasının daha etkin olduğunu söyleyebiliriz. Öğrenenler öğretmenin yöntemini sorgusuz sualsiz kabul ederler ve öğrenmenin edilgen bir parçası olup çıkarlar. Oysa radikal oluşturmacılık kuramının önde gelen kuramcılarından von Glasersfeld (1996) şunu vurgulamaktadır: “Bilme(öğrenme), deneyimin kabul edilebilir yorumlara etkin bir biçimde uyması sürecidir. Bilenin(öğrenen) gerçek dünyanın bilgisini oluşturması gereksizdir.” Buradan çıkarılacak sonuç tek bir cevabı bulmak değil deneyimleri iyi bir şekilde yorumlamanın uygun olduğu şeklinde olmalıdır.
Oluşturmacılık kuramına göre, bir bağlam için tek bir doğrunun olması yerine, aynı bağlam içinde geçerli olabilecek diğer seçenekleri, tüm doğruları düşünebilmek idealdir. Bugünün toplumlarına baktığımızda nerdeyse her konu için farklı fikir sahibi insanların bulunması ve dolayısıyla bunun farkında olan ve bunu kabul edebilecek bireyler yetiştirme eğitime yeni bir boyut kazandıracak gibi görünüyor. Aynı zamanda, farklı düşünme şekilleri gelişimi ve hayatta kalmayı zorlaştırmıyor. Hatta her durum için sonsuz alternatifler bulabilme geçerli bir kavramdır. Öğrenenlerin dünyası da oldukça hareketlidir, zira onları bu anlamda etkileyecek bir çok insan vardır: öğretmenler, arkadaşalar, aile bireyleri, akrabalar, yöneticiler, çevredeki insanlar. Böylece öğrenenler birden fazla kaynaktan, birden fazla yoldan ve birden fazla şekilde bilgilerini oluşturuyorlar ve geliştiriyorlar. Öğrenen, dünya bilgisini öğretmeni, sınıf arkadaşları, aile bireyleri, çevredeki insanlarla olan işbirliğinden oluşturmaktadır. Bu da yine oluşturmacılık kuramının önemli ilkelerinden biridir (Vygotsky, 1978).
1.4. Oluşturmacılık ve Genel Avrupa Referans Çatısı
Mead ve Dewey’e göre soyut neden değil işlevsel edim toplumsal oluşturmacılığın merkezinde bulunur. Düşünüyorum yerine yapabiliyorum[1] demek insan canlılığının gereğidir ve en temel düzeyde canlı organizma varlığını doğrulayan çevresine göre kendini etkili bir şekilde belirlemek için edimlerde bulunmak zorundadır. Avrupa Topluluğu Eğitim Komisyonu tarafından yabancı dil eğitim politikasını çerçevelendirmek için 2000 yılında yayımladığı Genel Avrupa Referans Çatısı öğrenci özerkliğine özellikle değinmektedir. Buna göre Referans Çatısının iki önemli işlevi vardır: birincisi yabancı dil öğrenenlere, öğrenme deneyimlerinin başarısı için somut bilgiler sağlama; ikincisi de, kendilerini daha iyi yansıtabilmeleri ve değerlendirebilmeleri bu şekilde de kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu daha çok alabilmeleri doğrultusunda öğrenmeyi öğrenenler için daha saydam hale getirmeye yardım etmek; böylece öğrenen özerkliğini desteklemek. Öğrenenin kendi kendini değerlendirmesi ve diğerlerinin onu değerlendirmesi birbirlerini desteklemeli, öğrenme, ortaklığa dayanır. Ayrıca hayat boyu öğrenme de öğrenen özerkliğini doğrudan gerektirir. “Genel Avrupa Referans Çatısı” eylem odaklı bir yaklaşım benimsediğini belirtmekle birlikte dil kullanımı ve öğrenmeyi şöyle tanımlamaktadır (CEF, 2000:19): “Dil kullanımı dil öğrenimini de içine alacak şekilde bir dizi yeti, hem genel hem de özellikle iletişimsel dil yetisi, geliştiren bireysel ya da topluluk temsilcileri olarak kişilerin yapmış olduğu eylemlerden oluşur. Kişiler, çok çeşitli durumlarda ve çok çeşitli engellerdeki dil süreçlerini içeren dil aktivitelerine katılarak, belirli alanlarda, temalarla ilişkili metinleri yaratmak yada almak için, tamamlanması gereken görevlerin başarılmasında en uygun olan stratejileri harekete geçirerek, çok çeşitli bağlamlarda yetilerini kendi idarelerinde kullanırlar.”
“Genel Avrupa Referans Çatısı”nın bu tanımında da oluşturmacı yaklaşımın bir çok özelliği görülür. Örneğin, dil öğrenimi birden çok yeti anlamına gelir, bu oluşturmacı yaklaşımda kavramların çoklu bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiği ilkesinin gereğidir. Metinlerdeki temaları yaratmak, görevlere katılmak, stratejiler kullanmak, çeşitli bağlamlarda bunları uygulayabilmek ve bütün bu sürecin öğrenenlerin kendi idarelerinde olduğu vurgusu oluşturmacılık yaklaşımının ilkelerince belirtilmiştir.
2. OLUŞTUMACILIK YAKLAŞIMI VE YABANCI DİL DERSLERİ
2.1. Oluştumacı Yabancı Dil Tasarımı
Oluşturmacı bir yabancı dil eğitiminin özelliklerini Reinfreid (2000) şöyle çerçevelendirmiştir.
Eylem Odaklılık
· İşbirlikçi öğrenme
· Sınıf içi etkinliklerde yaratıcılık
· Projeler yoluyla öğrenme
· Öğrenen odaklı öğrenme: öğreterek öğrenme
Öğrenen Odaklılık
· Öğrenimin Bireyselleştirilmesi
· Öğrenen özerkliği
Süreç Odaklı Farkındalık
· Öğrenme farkındalığı
· Kültürlerarasılık farkındalığı
· Dil farkındalığı
Bütüncül Dil Deneyimi
· İçerik odaklılık
· Gerçek ve karmaşık dil öğrenme ortamı
Tablo 1. Oluşturmacı yabancı dil öğretiminin ilkeleri (REINFRIED, M.: 2000)
Reinfried (2000)’e göre oluşturmacı bir yaklaşımla hazırlanan yabancı dil derslerinde olması gereken özellikler şunlardır: “eylem odaklılık”, “öğrenen odaklılık”, “süreç odaklı farkındalık”, “bütüncül dil deneyimi”. Bunların Avrupa Topluluğu Eğitim Komisyonu tarafından yabancı dil eğitim politikasını çerçevelendirmek için 2000 yılında yayımladığı Genel Avrupa Referans Çatısı ile de uyuştuğunu görmek mümkündür. Oluşturmacı kurama göre Eylem odaklılık, işbirlikçi öğrenme, yaratıcılık, projeler yoluyla ve öğreterek öğrenme gibi sınıf içi etkinliklerle sağlanabilir. Derslerin bu tür özelliklere sahip olması öğrenenin daha etkin olmasını ve buna ek olarak öğrenenin sınıf içinde etkin olması derslerin de daha eylem odaklı olmasını sağlayacaktır. Bu tür etkinlikler aynı zamanda öğrenenin de özerkliğini destekleyerek, öğrenimin bireyselleşmesi ile birlikte eylem odaklılık kadar öğrenen odaklılığını da destekleyecektir. Öğrenmenin bireyselleşmesi ve öğrenenin özerkliğinin farkına varması gerçekte öğretim ve öğrenme süreciyle ilgili bir farkındalık da geliştirecektir. Bunlara içerik odaklılık, gerçek ve karmaşık dil öğrenme ortamı eklendiğinde bütüncül bir dil öğrenme sağlanabilir. Görüldüğü gibi Reinfried’in Oluşturmacı Yabancı Dil tasarımı birbirleriyle ilişki içinde olan özellikler bütünlüğüne işaret etmektedir.
Oluşturmacı Yaklaşım çerçevesinde yapılacak yabancı dil derslerine uygulanabilecek bir model de G. W. Gagnon, Jr. ve M. Collay (2001) birlikte tasarladıkları Oluşturmacı Öğrenme Modelidir. Bu modelde şu bölümlemeler vardır: Durum, Gruplama, Köprü, Sorular, Gösterme ve Yansıtma. Bu bölümlerde yapılacak etkinlikleri de şöyle belirtmişlerdir: Öğrenme Durumunda öğreten öğrenilecek konuya kendi bir isim verir, onunla ilgili benzetmeler kullanır, sorun çözme sürecini betimler, sonuçlara varılması için önderlik eder ve konunun amaçlarının belirlenmesi için tartışma açar. Gruplama bölümünde konunun içeriği ile ilgili kullanılacak araç-gereçlerin gruplanması ve konunun doğasına göre öğrenenler gruplanır.
Oluşturmacı öğrenmenin Köprü bölümünde örnek bir sorun sunulur, bu sorunla ilgili bütün sınıf bir tartışma yapar, konuyla ilgili oyun tasarlanır ve oynanır, ya da o sorunun çözümüyle ilgili sınıf olarak listeler yapılır. Bunun amacı öğrenenlerin ön bilgileriyle köprü kurmaktır. Sorular bölümünde ise konunun sonunumda, grupları oluşturmada, etkin öğrenmeyi devam ettirmede kullanılabilecek, öğrencilerin kendilerini ortaya koymasına yol açacak sorular hazırlanır. Ayrıca, yeni sorular hazırlamak için ve öğrenenlerin konuyla ilgili düşüncelerini belirlemek ve onların düşünmesini desteklemek için öğrenenlerden sorular sormaları istenir. Gösterme Bölümünde de kartlar üzerine betimlemeler yazarak bunları sunmak, grafik ve resimler yaparak görsel sunumlar hazırlamak, drama etkinlikleriyle derste edindikleri anlayışı sergilemek, modelleme yoluyla fiziksel bir gösteri oluşturmak, dersin sonucunda bir video çekmek, fotoğraf çekmek ya da sesli bir kayıt yoluyla sunum hazırlamak gibi etkinlikler yapılabilir. Yansıtma bölümde, öğrenenlerden öğrenme sürecinden edindikleri duygu ve düşünceleri, kendilerinde oluşan değişimleri, hayallerinde oluşturdukları görüntüleri ve iç konuşmalarını paylaşmaları istenir. Bu bölümde öğrenenlerin derste edindikleri beceri, tutum ve kavramları belirlemeleri istenir.
2.2. Oluşturmacı Yabancı Dil Derslerinde Yeni Açılımlar
Bu bölümde Oluşturmacı Kuramın yabancı dil eğitimine katkı sağlayabileceği diğer uygulamalara da değinilecektir. Örneğin Wendt (1996:79)’e göre oluşturmacı yabancı dil eğitiminde uluslararası projeler kullanılabilir, bunlar öğrenenlerin kendilerinden yola çıkarak kendi metinlerini yazmalarını ve yayımlamalırını salık verir. Bu yayımlama İnternet ve bilgisayar destekli olabilir. Bu şekilde yabancı dil eğitimi bireyden yola çıkarak işbirliğine doğru gidebilir. Ona göre bireysel öğrenenlerin etkinlikler ve sunulacak metinler içinden seçme yapmasına izin verilmelidir, bu şekilde yabancı dil eğitiminde özerklik sağlanabilir ve öğrenenlerin özellikleri yabancı dil öğrenimine katılabilir. Wolff (1994:421)’da oluşturmacı yabancı dil eğitiminde öğrenme farkındalığının “dil farkındalığı”, “kültürlerarasılık farkındalığı” ve “oluşturma farkındalığının” sağlanmasıyla geliştirilebileceğini vurgular.
Oluşturmacılığa göre dil, bütüncül bir yaklaşımı içinde, gerçek ve karmaşık öğrenme durumlarında edinilebilir. Hedef kültürün bilincinin bu öğrenme durumlarında bulunması uygundur. Bunun için tabloda belirtilen konu ve içerik odaklılık sağlanmalıdır, bilgisayar, projektör ve İnternet gibi teknolojik aletlerin kullanımı da çeşitlilik ve karmaşık bir ortamın hazırlanması için kullanılabilir. Öğrenenler böyle ortamlar içinde kendilerini deneyerek ve kendileri çalışarak yabancı dili edinebilirler. Gerçek metinler ve filmler aracılığıyla da öğrenenler hedef dilin kültürünü kendi kültürleriyle kendi öğrenme grupları içersinde karşılaştırarak edinebilirler ve bu konuda kendi gerçeklik anlayışlarını geliştirebilirler.
Oluşturmacılık Kuramın anlayışı, yabancı dil derslerinde bir bütünlük içerisinde, bir üst yapı olarak, E. Von Glasersfeld (1996)’in dediği gibi, “…, eğitim alnında dünyayı sarsacak yenilikler yapma iddiasında değildir, şimdiye kadar, bazı öngörülü (inspired) öğretmenlerin kuramsal temelleri olmaksızın yaptığı şeylere, sağlam kavramsal temeller sağlama iddiasındadır.” Ona göre birey hayatta kalmak için düşünceler, hipotezler, kuramlar ve modeller oluşturur, bunlar uygulanabildikleri ve işe yaradıkları sürece “geçerli”dir (viable). Yabancı dil öğrenenleri de yeni bilgiler geldikçe kendi bilgilerini gözden geçirirler, karşılaştırırlar ve sorgularlar. Öğrenme bu sürecin sonunda gerçekleşir. Toplumsallaşmak için dil gereklidir, yabancı dil bilgisi de bu bağlamda amaçlıdır. Gelişmesi için bireylerin işbirliği içinde birlikte çalışması gereklidir. Bu işbirlikçi öğrenme süreci içinde öğrenenlerin birbirlerini farklı stratejiler kullanarak öğrenmelerini gözlemeleri çoklu dünya görüşünün gelişmesini destekleyecektir.
Oluşturmacı Kurama göre Açıklayıcı(Declarative) ve Yöntemsel(Procedural) bilgi farkındalığının da özellikle yabancı dil derslerinde verilmesi gereklidir. Bağlam ve söylem farkındalığının sağlanabilmesi için özellikle bu iki bilginin verilmesini gerektirmektedir. Şöyle ki; özellikle anlatı metinlerinde Yöntemsel (procedural) bilgi anlamaya ve dönüştürmeye büyük katkı sağlayabilir. Ayrıca öğrenenler dilbilgisini öğrendikleri yolu kendi üretimleri için de basamak olarak kullanırlar, nasıl öğrenirlerse öyle üretirler. Bunun için konularla ilgili üreterek Yöntemsel (procedural) ve Açıklayıcı (declarative) bilgiyi gruplar içinde işbirliği ile projeler yoluyla edinebilirler. Oluşturmacılık kuramında bilgi, birden fazla şekildedir, toplumsal ve ön bilgiyle ilişkilidir. İçerik ve konularla ilgili Açıklayıcı (declarative) bilgi, eylem ve becerilerin bilgisi ile ilişkili Yöntemsel(procedural) bilgiyle bağlantılandığında öğrenenler için anlamlı hale gelmektedir. Bunlar aynı zamanda öğrenenin neyi ne kadar bildiğini bilmeye götüren üstbilginin ve üstbilişsel stratejilerin gelişmesine de yol açarak dogrudan öğrenen özerkliğini geliştirirler.
Yabancı dil derslerinde öğrenenler sorular sorarlar, cevaplar ararlar, karşılaştırma yaparlar, tartışırlar, anlamaya çalışırlar. Oluşturmacılığa göre bu etkinlikler yabancı dildeki içeriği bilmeyle onu kullanma arasındaki ilişkiyi güçlendirmektedir, öğrenme-öğretme süreci ve yabancı dildeki içerik arasındaki çizgiyi yok etmektedir. Bütüncül dil deneyimini geliştirmek için bu tür bilişsel etkinliklerle birlikte disiplinler arası yaklaşımın da kullanılması gereklidir. Böylece dilin herhangi bir özelliğinin sadece öğrenildiği bağlamda değil başka bağlamlar içinde de kullanılabileceği anlayışını geliştirmek mümkündür.
Örneğin yabancı dilde yapılan okumanın konuşmayla da doğrudan ilgili olduğu anlayışı verilmelidir. Okunulan içerik, öğrenenlerin ön bilgisiyle karşılaştırılarak konuşma için dayanak sağlanabilir. Yabancı dilde yazma etkinlikleri yapılırken modelleme, yardım etme ve süreç odaklılık vurgulanmalıdır. Oluşturmacılık kuramına göre öğrenme toplumsal bir edimdir, bunun için yabancı dil derslerinde de konuşma, toplumsal sorgulama, paylaşılan sorun çözme gibi etkinlikler özellikle kullanılmalıdır, bunlarla birlikte, işbirliği içinde üretme sağlanmalıdır. Gruplar içinde olmaları öğrenenlerin kendi yaklaşımlarını karşılaştırarak gözden geçirmelerine yol açar, ayrıca kendilerini savunarak, açıklayarak, değerlendirerek ve tartışarak kendi bilgilerini sağlamlaştırırlar. Zaman zaman öğreten de bu gruplara katılıp bilgilendirici ve Sokratik konuşmalar yapabilir, bunlar aracılığıyla öğrenenlerin sorgulamalarını destekleyebilir.
Anlatı, insan ruhunu ve deneyimlerini açığa çıkaran önemli bir etkinliktir, buna ek olarak insan ruhunu ve deyimlerini kültür, ideolojiler, bilimsel ve yaşamsal bilgilerle zenginleştirir. Anlatı, yabancı dil eğitimi için de yaşamımızdaki konuları, içeriği ve deneyimleri sınıf içine getirmesi bağlamında önemlidir. Öğrenenin ön bilgisini, dünya bilgisiyle birleştirerek yeni bilgiler oluşturması anlatı yoluyla daha kolay olmaktadır. Anlatı ayrıca olaylar, kişiler, yerler ve simülasyonlar yoluyla dünya gerçekliğini yabancı dil sınıfları içine getirmektedir. Anlatılarda, anlatılmayan da çoğunlukla öğrenenin kendi bilgisini oluşturması için katkı sağlar. Öğrenen, anlatılmayan yoluyla kendi hayalgücü ölçüsünde daha yaratıcı anlamlara ve öğrenmelere gidebilmektedir. Örneğin kısa öykülerde, yeni bilgiler, daha geniş bir bakış açısı ve genişletilmiş olasılıklar yoluyla öğrenenlerin de hayatını örneklemesinden dolayı daha kolay anlaşılır.
Otobiyografi yazmak da yabancı dil derslerinde uygulanabilecek oluşturmacı etkinliklerdendir. Öğrenenin kendi hayatından bir ürün ortaya koyması daha kolaydır. Ayrıca bireyin kendi yaşamını merkeze koyması yabancı dildeki ifadeleri kendi yaşamıyla ilişkilendirmesi bağlamında anlamlıdır. Otobiyografi yazmak da bir anlatı çeşididir. Bu anlatıda, deneyimleri yaşayan kişi aynı zamanda anlatıyı yazan kişidir. Bu anlayış da öğrenenlerin kendi deneyimlerini değerlendirerek kendilerini daha iyi tanımalarına neden olur. Günlük tutmak da bu sürece katkı sağlayabilir. Hatta bu günlüklerin İnternet ortamı (blogger) gibi bir teknoloji kullanılarak tutulması öğrenenin kendi deneyimlerinden yeni ortamlar yaratmasına da yardımcı olacaktır.
3. YABANCI DİL DERSLERİNDE OLUŞTURMACI ETKİNLİKLER
Bu bölümde oluşturmacılık yaklaşımının yabancı dil öğretimine ne yönlerden katkı yapabileceği ders içi uygulamalarla örneklenecektir. Bu uygulamalar çeşitli ve öğrenme ortamı zenginleştirici olmalıdır.
Yıldırım ve Akar (2004) yaptıkları çalışmada bu tür etkinlikleri şöyle örneklemişlerdir:
· Araştırma ya da proje hazırlamak
· Benzetim ya da rol çalışmaları yapmak
· Çoklu öğrenme ortamları yaratmak
· Durum çalışmaları yapmak
· Sözlü durum çalışmalar yapmak
· Sorgulamaya dayalı konuşma/tartışma ortamları yaratmak
· Karşılıklı konuşma: tartışma
· Kavramsal çatışma ya da ikilem
· Fikirlerin paylaşılması
· Özgünlük: anlam çıkarma, gerçek yaşantı örnekleri
· Portfolio etkinlikleri
Bunlara ek olarak oluşturmacı etkinler şöyle çeşitlendirilebilir:
· Öğrenenlerin öğrenme sürecine katıldığı etkinlikler
· Anlam çıkarma etkinlikler
· Eylem odaklı etkinliker
· Hayalgücü gerektiren etkinlikler
· Yaratma gerektiren etkinlikler
· Etkileşim sağlayan etkinlikler
· Kişisel reflection sağlayan etkinlikler
· Özerklik gerektiren anlamlı etkinlikler
· Okuyucu cevabı gerektiren etkinlikler
Bu tür etkinliklere somut örnekler şöyle sıralanabilir;
Öğrenenler, oluşturmacı sınıflarda, özgünlüğü grup çalışması şeklinde birlikte çeşitli konularla ilgili dilekçe yazmak, yine bu konuların özelliğine göre sorunlara alternatif çözümler getirmek için tartışmalar yapmak, gönüllü sosyal çalışmalar hazırlama ve konularla ilgili diğer öğrencilerin ve kişilerin fikirlerini ortaya çıkarabilecek sormacalar hazırlama ve bunları uygulayıp sonuçlarını sunmak, konularla ilgili İnternet sayfalarında araştırmalar yapmak, gibi etkinliklerle yakalayabilirler. Bu şekilde kendi öğrenme ortamlarını da yaratmış ve zenginleştirmiş olacaklardır.
Bu bölümde Oluşturmacı Kurama göre yabancı dil derslerinde kullanılabilecek bazı oluşturmacı sınıf içi etkinlikleri geliştirilmiştir. Bu etkinliklerde amaçlar geneldir. Bunun nedeni de daha geniş bir bakış açısını örneklemektir.
Etkinlik # 1
Okuma parçalarayla ilgili veri toplama
Amaç: Okuma parçalarında geçen kavramlarla ilgili bilgi, nesneler, resimler, vb. gerçek araç-gereçleri toplamak süreciyle anlamayı geliştirmek.
Araçlar: Ev ve Okul çevresi, İnternet, kitaplar vb.
Yönerge: 1) Okuma sonrası kavramlar tanıtıldıktan sonra öğrenenler bu kavramlarla ilgili bilgi, nesneler, resimler, vb. gerçek araç-gereçleri sınıfa getirirler, bunlar toplanıp bir sınıf projesi yapılır ve sergilenir. 2) Sınıf gruplara ayrılır (öğrenci sayısına göre), 5 grup olabilir, her grup kendi araç-gereçlerinden bir proje yapar ve bunlar sergilenir. Örneğin, müzelerle ilgili bir metinde geçen kavramlarla ilgili toplanan nesnelerden sınıf içinde bir müze bölümü yapılır.
Etkinlik # 2
Bir tiyatro oyunu ana dile çevrilir ve sahnelenir
Amaç: Bir tiyatro oyunu ana dile çevrilirken, oyunda geçen tümcelerin anlamlarını kavrama ve sahnelenerek tümcelerin bağlam içinde nasıl kullanıldıklarını anlamak, dilin sözden ibaret olmadığı ayrıca vücut dilinin de farkına varılması.
Araçlar: Oyunun geçtiği dönemle ilgili bilgi, nesne, giysi ve araçlar okuma sonrası sınıfa getirilir, oyunun sahnelenmesi için dekor olabilecek ve dönemsel özellikler taşıyan nesneler.
Yönerge: 1) Okuma sonrası kavramlar tanıtıldıktan sonra öğrenenler (öğrenen sayısına göre) gruplara ayrılırlar ve her grup bir başka bölümü anadiline çevirir, daha sonra öğrenenler bu kavramlarla ilgili bilgi, nesneler, giysiler, resimler, dekor malzemesi, vb. gerçek araç-gereçleri sınıfa getirirler, bunlar toplanıp oyunun sahnelenmesi için düzenlenir. 2) Sınıf gruplara ayrılır (öğrenci sayısına göre), her grup kendi içinde tiyatro oyununu o dönemi yansıtan giysiler içinde okur. 3) Anadilden bir oyun seçilip öğrenilen yabancı dile de çevrilebilir ve sahnelenebilir.
Etkinlik # 3
Öğrenilen Yabancı Dilin Gelişimini İncelemek
Amaç: Öğrenilen yabancı dilin gelişimini incelemek o dilin kültürüyle ilgili daha derin bir anlayış geliştirmek
Araçlar: Ev ve Okul çevresi, İnternet, kitaplar vb.
Yönerge: 1) Öğrenilen dilin gelişimini gösteren dönemsel kitaplar, okuma parçaları, şiirler bulunur, örneğin Orta dönem İngilizce’siyle yazan Geoffrey Chaucer’ın bir metin olan “The Canterbury Tales”i sınıfa getirip öğrencilere sadece giriş okunur, daha sonra öğrencilerin kitapta bulunan bir karakteri seçmeleri istenir ve o karakterle ilgili bilgi bulmaları istenir, öğrenenler karakterleri gibi giyinir ve sınıf içinde onunla özdeşleşerek sunuş yapar. 2) Sınıf daha sonra gruplara ayrılarak kendi karakterlerinin özelliklerini tartışırlar ve bu karteklere göre dilin o dönemdeki toplumsal, tarihsel ve kültürel bağlamı ortaya konur. 3) Öğrenenler kendi karakterlerini sınıfta sunabilirler. 4) Öğrenenler karakterleriyle ilgili kendi etkinliklerini hazırlayabilirler ve sınıfla paylaşabilirler.
Etkinlik # 4
Dergi ya da Duvar Gazetesi Çıkarma
Amaç: Ders içinde ya da ödevler şeklinde dergi ya da duvar gazetesi çıkarma, böylelikle ders materyalinden gerçek bir sonuç çıkarma.
Araçlar: İnternet, kitaplar, ders kitabı, haftalık ve ya aylık dergiler, gazeteler vb.
Yönerge: 1) Öğrenenler yabancı dil derslerinde işlenen konularla ilgili yazılar, haberler vb. yazarak hep birlikte bir sınıf dergisi ya da sınıfın duvarlarına asabilecekleri bir duvar gazetesi hazırlarlar. Bu şekilde kendi öğrenmelerinden gerçek sonuçlar çıkarırlar ve gelişimlerini görürler. 2) Sınıf gruplara ayrılır (öğrenci sayısına göre), 5 grup olabilir, her grup dergi ya da duvar gazetesinin bir bölümünü hazırlar, her hafta da gruplar hazırladıkları bölümü değiştirerek derginin ya da duvar gazetesinin her bölümüne katkı yapmış olurlar. Dergi ya da duvar gazetesi çoğaltılarak diğer sınıflara dağıtılabilir ve ya duvar gazetesi okulun bir bölümüne asılabilir.
Etkinlik # 5
Hayal Gücünü Geliştirme
Amaç: Ders içinde işlenebilecek kavramların öğrenenler tarafından belirlenmesi, el becerileri yoluyla hayal gücünü geliştirmek, bu yolla özerkliği desteklemek
Araçlar: 1 Kutu Ataç.
Yönerge: 1) Yabancı dil dersinde öğrenenlerin her birine 1 ataç verilir, bu ataçla eğip bükerek bir şekil yapmaları istenir. Yapılan bütün şekiller adlandırılır ve yaratılan bu kavramlarla ilgili her öğrenenin yabancı dilde bir hikaye yazması istenir. Bu şekilde yaratıcılık geliştirilerek, öğrenenlerin içsel motivasyonu desteklenir. 2) Sınıf gruplara ayrılır (öğrenci sayısına göre), her gruba 1 kutu ataç verilir, grup elemanları yine ataçlardan şekiller üretirler, ataçlar birleştirilerek daha farklı şekiller üretilir, bunun sonucunda her grup kendi şekillerinden bir tiyatro oyunu hazırlayarak diğer gruplara sunarlar.
KAYNAKÇA
|
ALKAN VE AŞAN.: 1995 |
Eğitim Teknolojisine Giriş, Ankara, Önder Matbaacılık |
|
|
|
|
ASAN, A. & GÜNEŞ, G.: 2000 |
“Oluşturmacı Öğrenme Yaklaşımına Göre Hazırlanmış Örnek Bir Ünite Etkinliği”, Milli Eğitim, 147, (Çevrimiçi) http://www.egitim.aku.edu.tr/aasan.doc, 31 Mayıs 2004. |
|
|
|
|
AŞKAR AKTAMIŞ, H. & ERGİN, Ö. & AKPINAR, E.: 2003 |
“Yapısalcı Kurama Örnek Bir Uygulama”, (Çevrimiçi) http://www.fedu.metu.edu.tr/ufbmek-5/b_kitabi/PDF/Fen/Bildiri/t58d.pdf, 31 Mayıs 2004. |
|
|
|
|
BAKİ, A. & BELL, A.: 1997 |
“Ortaöğretim Matematik Öğretimi” (1. Cilt), , Ankara: Yüksek Öğretim Kurulu |
|
|
|
|
COUNCIL OF EUROPE: 2001 |
Common European framework of reference for languages : learning, teaching, assessment, Cambridge, U.K. : Press Syndicate of the University of Cambridge, |
|
|
|
|
DERYAKULU, D.: 2000 |
“Yapıcı öğrenme” A. Şimşek (Ed.), Sınıfta demokrasi, Eğitim Sen Yayınları, Ankara, s. 53-77 |
|
|
|
|
EGGEN, P & KAUCHAK, D.: 2001 |
Educational Psychology: windows on classrooms, Prentice Hall, Upper Saddle River, NJ, USA |
|
|
|
|
FREIRE, P: 1993 |
Pedagogy of the Oppressed, New York: Continuum |
|
|
|
|
Gagnon, Jr. G. W. ve M. Collay, 2001 |
“Designing for learning: Six Elements in Constructivist Classrooms” Corwin Press, Inc, Thousand Oaks, CA, USA. http://www.prainbow.com/cld/cldp.html 06 Haziran 2005 |
|
|
|
|
GÜROL, M & ATICI, B.: 2001 |
“Nesnelci Öğretim Yaklaşımlarından Oluşturmacı Öğrenme Yaklaşımlarına Doğru İnternet Tabanlı Uzaktan Eğitime Yönelik Gelişimsel Bir Model önerisi”, BTIE, Bilişim Teknolojileri Işığında Eğitim. Bildiriler Kitabı. Ankara. 177-183. |
|
|
|
|
GÜROL, M. & TEZCİ, E.: 2001 |
“Teknolojik Öğrenme Çevrelerinin Tasarımı: Oluşturmacı Bir Yaklaşım”, BTIE, Bilişim Teknolojileri Işığında Eğitim, Bildiriler Kitabı, Ankara. |
|
|
|
|
KARA, Y. & ÖZGÜN-KOCA, S. A.: 2004 |
“Buluş Yoluyla Öğrenme ve Anlamlı Öğrenme Yaklaşımlarının Matematik Dersinde Uygulanması: “İki Terimin Toplamının Karesi” Üzerine İki Ders Planı”, İlköğretim Online 3(1) sf. 2-10 (Çevrimiçi) http://ilkogretim-online.org.tr, 31 Mayıs 2004. |
|
|
|
|
KOÇOĞLU, Ç. & KÖYMEN Ü.: 2002 |
“Öğrencilerin hiperortam tasarımcısı olarak katıldığı öğrenme çevresinin yaratıcı düşünmeye etkisi” (Çevrimiçi) http://egitek2003.emu.edu.tr/Turkce/tprogram.htm, 4 Ocak 2004. |
|
|
|
|
KÖSEOĞLU, F. TÜMAY, H. & KAVAK, N.: 2002 |
“Yapılandırıcı Öğrenme Teorisine Dayanan Etkili Bir Öğretim Yöntemi: Tahmin Et – Gözle – Açıkla – “Buz ile Su Kaynatılabilir mi?”, (Çevrimiçi) http://www.fedu.metu.edu.tr/ufbmek-5/b_kitabi/PDF/Kimya/Poster/t145d.pdf, 31 Mayıs 2004. |
|
|
|
|
MARTIN, D. J.: 2000 |
Elementary Science Methods: A Constructivist Approach, Wadsworth Thomson Learning, Belmont, USA |
|
|
|
|
MOLL, L. C.: 1992 |
Vygotsky and Education: Instructional Implications and Applications of Sociohistirical Psychology, Cambridge University Press, Cambridge, UK |
|
|
|
|
PIAGET, J.: 1973 |
“To Understand is to Invent”, Grossman, New York, USA, (Çevrimiçi) http://curriculum.calstatela.edu/faculty/psparks/theorists/501const.htm, 5 Haziran 2004. |
|
|
|
|
REINFRIED, M.: 2000 |
“Can Radical Constructivism Achieve a Viable Basis for Foreign Language Teaching?” (Çevrimiçi) http://webdoc.sub.gwdg.de/edoc/ia/eese/artic20/marcus/8_2000.htm, 10 Şubat 2004 |
|
|
|
|
RICHARDSON, V.: 1997 |
Constructivist Teacher Education: Building New Understanding, Falmer Press, London, UK |
|
|
|
|
SMITH, L.: 1993 |
Necessary Knowledge: Piagetian Perspectives on Constructivism, Lawrence Erlbaum Associates, Publishers, Hove, UK |
|
|
|
|
ŞAŞAN, H.H.: 2002 |
“Yapılandırmacı Öğrenme”, Yaşadıkça Eğitim. 74-75, s. 49-52. |
|
|
|
|
von GLASERSFELD, E.: 1996 |
Radical Constructivism: A way of Knowing and Learning, The Falmer Press, London, UK |
|
|
|
|
VYGOTSKY, L.: 1978 |
Mind in Society: The Development of Higher Psychological Processes, MA: Harvard University Press, edited by Michael Cole |
|
|
|
|
Wendt (1996:79)
|
Konstruktivistische Fremdsprachendidaktik. Lerner- und handlungsorientirter Fremdsprachenunterricht aus neuer Sicht. Tübingen: Narr. |
|
|
|
|
Wolff (1994:421)
|
"Der Konstruktivismus: Ein neues Paradigma in der Fremdsprachendidaktik?" Die Neueren Sprachen 93, 407-29. |
|
|
|
|
YILDIRIM, A.& AKAR, H.: 2004 |
“Oluşturmacı Öğretim Etkinliklerinin Sınıf Yönetimi Dersi'nde Kullanılması: Bir Eylem Araştırması”, (Çevrimiçi) http://www.erg.sabanciuniv.edu/iok2004/, 31 Mayıs 2004. |
|
|
|
|
YURDAKUL, B. & DEMİREL, Ö.: 2004 |
“Yapılandırmacı (Constructivist) Öğrenme Yaklaşımının Öğrencilerin Düşünme Becerilerine ve Derse Yönelik Tutum Düzeylerine Etkisi İle Yapılandırmacı Öğrenme Sürecine İlişkin Öğrencilerin Tepkileri”, (Çevrimiçi) http://www.erg.sabanciuniv.edu/iok2004/, 31 Mayıs 2004. |
|
|
|
Özgeçmiş
Tuncer Can, İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümü’nde Ekim 2001’den bu yana Okutman olarak görev yapmaktadır. İleri Okuma Becerileri, İngilizce Dilbilgisi, Dil Edinimi ve Dilbilimine Giriş derslerini vermektedir. Yüksek Lisans’ını 2004 yılında aynı bölümde “Yabancı Dil Olarak İngilizce Öğretmenlerinin Yetiştirilmesinde Kuram ve Uygulama Boyutuyla Oluşturmacı Yaklaşım” adlı teziyle tamamlamıştır. Ağustos 2004 – Mayıs 2005 tarihleri arasında Fulbright Bursuyla ABD’de Syracuse Üniversitesi (NY, USA)’nde Videokonferans yoluyla Türkçe dersleri vermiştir. İlgilendiği konular arasında Oluşturmacı Yaklaşım, Yabancı Dil Öğretmeni Yetiştirme, Dilbilim, Diledinimi, Söylem Çözümlemesi ve Toplumdilbilim.
[1] Avrupa Topluluğu Eğitim Komisyonu tarafından 2001 yılında yayımlanan “Referans Çatısı” kitapçığında öğrenenlerin her düzeyde kendilerini değerlendirebilmeleri “… yapabiliyorum” cümleleri verilmiştir.
Olusturmacılık?
Home / ELT Materials /Coursebook Reports / Learn Turkish / ELT Conferences /Private Lessons / Online Translation /Links /Link Exchange/ E-Shop
© copyright 2001-2006 www.ingilish.com