KÜLTÜREL AYNALAR

Yabancı Dil Sınıfındaki Materyal ve Yöntemler

Martin Cortazzi ve Lixian Jin

Dil öğretme ve kültürler arası yeti

Dil bir iletişim aracıdır, gerçek yaşam koşullarında iletişim ise bir bağlam olmadan gerçekleşemez. Her bağlam da kültürü içerdiğinden iletişim kültürden ayrı olamaz. Byram’ın incelemesine göre İngiltere’de yabancı dil öğretimiyle ilgili birçok doküman üç ana amaç içermektedir:

·         Dili öğrenen kişinin karşılaşabileceği durumlarda kullanacağı iletişimsel yetiyi geliştirmek

·         Dilin doğasına ve öğrenimine karşı bir farkındalık geliştirmek

·         Yabancı kültüre derinliğine bir bakış, yabancı insanlara karşı olumlu tutumlar geliştirmek

Moerman’ın tanımına göre kültür, yoruma dayalı bir ilkeler sistemidir. Bu durumda kültür, diğer insanların hareket, söz ve düşünme biçimlerinin değerlendirdirildiği, içinde kişinin kendi çıkarımlarının, fikir ve inançlarının bulunduğu bir çerçeve olarak görülebilir. Fakat burada her kişinin kültürel çerçevesinin farklı olabileceğini unutmamak gerekir, aksi halde  kültürler arası iletişimde yanlış yorumlamalar ortaya çıkar.

Meyer’e göre kültürler arası yeti, yabancı kültürün temsilcilerinin hareket, davranış ve beklentileri karşısında uygun şekilde davranabilme yeteneğidir. Günümüz dünyasında değişik kültürlerden insanların bir araya gelmeleri oldukça kolay olduğundan kültürler arası iletişim eğitimin çok önemli bir parçasını oluşturmuştur.

Ders kitaplarını kültürel öğeler açısından değerlendirmek

Bir ders kitabı 7 değişik görevi üstlenebilir:

·         Bir öğretmen olabilir çünkü öğrencilere İngilizce konuşulan kültürlere dair direkt bilgi sağlar.

·         Bir rehber olabilir çünkü öğretmen ve öğrencilere işlenecek ders konularını sunar ve daha önceki derslerin özetlerini verir.

·         Bir kaynak olabilir çünkü bir ders kitabı tamamen her şeyi kapsayamaz, içinden uygun parçalar seçilip konu genişletilmelidir.

·         Bir eğitmen olabilir çünkü adım adım yapılan açıklamalarla tecrübesiz öğretmenlerin sadece dil konusunda değil kültür konusunda da eksiklerini tamamlamalarını sağlar.

·         Bir otorite olabilir çünkü uzmanlar tarafından yazılmış olup gerçek ve geçerlidir.

·         Beceriyi azaltıcı bir yönü olabilir çünkü ders kitaplarına aşırı bağımlı hale gelen öğretmenler yaratıcılıklarını kaybeder ve kitaba eleştirel açıdan bakamazlar.

·        Bir ideoloji olarak görülebilir çünkü belirli bir kültürel hayatı, sosyal yapıyı dolaylı yoldan empoze etmektedir. Burada diğer önemli bir nokta kitabı kullananların kitaba bakış açılarıdır. “Kitap bize bilgi verecek” şeklindeki bir bakış açısı pek yarar sağlamazken “Kitabın içeriğini tartışıp kendi bilgi ve yorumumuzla karşılaştırıp bir sentez yaratacağız”  şeklindeki bir bakış açısı yararlı olacaktır.

Ders kitabı değerlendirme listeleri

Yayımlanmış bazı listeler kültürden bahsetmezler. Dwyer ve Brown bunlara örnektir. Breen ve Candlin sadece “Materyaller dili öğrenenlerin değerlerini, davranışlarını ve duygularını hangi yönlerden içermektedir?” sorusunu sormuşlardır. Harmer ve McDough gibi yazarlar tek tip ırk ve kültürlere dikkat çekmişlerdir. Savignon hedef kültürün çeşitlilikleri üzerinde durmuş fakat sadece Britanya ve Amerika Birleşik Devletleri’ni baz almıştır. Cunningsworth kültürün dilbilimsel materyaller için sadece bir zemin oluşturup oluşturmadığını sormuştur. Skierso’ya göre ise kültürel tanıma ile kültürel üretme ayrı şeylerdir. Öğrenciler hedef kültürü tanıyabilir ama benimsemek zorunda değildirler. Bütün bunlardan da anlaşılacağı gibi her liste yazarının ilgi alanıyla sınırlı kalmıştır. Byram’ın kültürel içerikler üzerine odaklanarak oluşturduğu ders kitabı değerlendirme listesi ise daha geniştir ve 8 madde içerir:

·         Sosyal kimlik ve sosyal gruplar (sosyal sınıf, bölgesel kimlik, etnik azınlıklar)

·         Sosyal etkileşim (yabancı vatandaşlara uygulanan farklı formaliteler)

·         İnanç ve davranışlar (ahlak, dini inançlar, günlük rutinler)

·         Sosyal ve politik kurumlar (devlet kurumları, sağlık, adalet ve düzen, sosyal güvenlik, yerel hükümetler)

·         Sosyalleşme ve yaşam döngüsü (aile, okul ve iş yaşantısı)

·         Ulusal tarih (tarihi ve çağdaş olayların ulusal kimliğin özellikleri olarak görülmesi)

·         Coğrafi konum

·         Tek tiplik ve ulusal kimlik (Tipik ulusal özellikler)

Ders kitaplarının kültürel içeriğinin değerlendirmesinde Byram’ın Huhn’dan aktardığı şu şema da 6 madde içermektedir:

·         Doğru ve güncel bilgi vermek

·         Farkındalığı arttırmak

·         Gerçekçi bir tablo sunmak

·         İdeolojik eğilimler göstermemek

·         Olayları ayrı ayrı sunmak yerine bir bağlam dahilinde sunmak

·        Tarihsel olayları çağdaş toplumla ilişkilendirmek

Ders kitapları kültürü sunarken dayandıkları noktalar yönünden üçe ayrılır.

Kaynak kültüre dayanan ders kitapları

Bazı ülkelerde yabancı dil kitapları o ülkenin kendi ulusal kültürünü yansıtır. Venezuela için hazırlanmış El libro de ingles adlı İngilizce kitabı buna bir örnektir. İçinde Venezuela’nın coğrafi koşullarından, ulusal kahraman Simon Bolivar’dan söz edilen kitapta öğrencilere yön tarif etme alıştırmalarının yaptırıldığı konulardaki mekan da başkent Caracas’tır.

Diğer bir örnek Dede ve Emre tarafından Türkiye için hazırlanmış Spotlight on English adlı ders kitabıdır. Kitapta Türk yemeklerinden, Türk tarihinden söz edilmesinin yanı sıra karakterler de hep Türkiye içinde seyahat eden ve İngilizce’yi turistlerle konuşan kişilerdir. Fakat konuşulan dil her ne kadar aynı olsa da Türk kültüründe yetişmiş bu kişiler ile yabancı kültürde yetişmiş kişiler iletişim kurduğunda yanlış anlamalar kaçınılmaz olacaktır.

Bu gibi ders kitaplarında kaynak kültürün bu kadar öne çıkarılmasının bazı sebepleri vardır. İlk olarak, dil öğrenenlerin kendi kültürlerini yabancılara anlatabilmeleri istenmektedir. Fakat daha da önemlisi, öğrencilerin kendi kültürel kimliklerinin farkına varmaları amaçlanmaktadır. Örneğin, kolonilik döneminden sonra Afrika ülkelerindeki yabancı dil ders kitaplarında yerel kültürlerin yansıtılmasına büyük önem verilmiştir. Halbuki, öz kimliği kaybetme kaygısının ne kadar yanlış olduğuna en güzel örnek Lübnan’dır. Lübnan’daki her okulda öğrenciler iki dil öğrenmektedirler. Ana dilleri olan Arapça ve ikinci dil olarak da %75’i Fransızca, %25’i İngilizce öğrenirken çoğu da üçüncü ve dördüncü bir dil öğrenmek için isteklidir. Kitapların kültürel içeriği de tamamen o dilin orijinal kültürünü yansıtır. Bu da, Lübnanlıların, kendi öz kimliklerini kaybetmek bir yana, değişik kültürleri tanıma fırsatını bulmalarını ve bu sayede öz kimliklerini daha iyi anlamalarını sağlamıştır. Bunun ötesinde, en az iki dil konuşabilen kozmopolit insanlar haline gelmişlerdir.

Hedef kültüre dayalı ders kitapları

Bu tür ders kitapları ana dilleri ya da ikinci dilleri İngilizce olan ülkelerin kültürlerini yansıtır. Walker tarafından hazırlanan, konuları Amerika’da geçen, fakat tüm dünyaya pazarlanan Success – Communicating in English adlı kitap buna örnek gösterilebilir. Çeşitli kültürleri içinde barındıran Amerikan toplumunu sağlık, suç, çevre, ve toplumda kadının rolü gibi konularla ve basit grafiklerle yansıtan bu kitap açık metin türünde düzenlenmiştir.

Açık ve kapalı metin ayrımını yapan Luke’a göre kapalı metinler öğrenciye yorum  yapma şansı bırakmayan, açık metinler ise kasıtlı olarak tamamlanmamış ve öğrencinin katkısını gerektiren metinlerdir. Bu metinlere bir diğer örnek Bülow, Forman ve Vettel tarafından Alman öğrenciler için hazırlanan Learning English, Topline adlı kitaptır. Kültürün sunumu çeşitli ülkelere odaklanmıştır. Yedi konu Amerika Birleşik Devletleri’nde, altı konu Büyük Britanya’da, bir konu Hindistan’da, bir konu da İrlanda Cumhuriyeti’nde geçmektedir.

Uluslar arası kültürlere dayanan ders kitapları

Bu tür ders kitapları, ana dili ya da ikinci dili İngilizce olmayan ama İngilizce’yi uluslar arası dil olarak kullanan ülkelerin kültürlerini yansıtır. Buna güzel bir örnek Çin’de, bir fabrikanın teknisyenlerine İngilizce öğreten Belçikalı öğretmenlerdir. Teknisyenlerin amacı da İtalyan ve Alman mühendislerle anlaşabilmektir. Hiçbirinin ana dili İngilizce olmamasına rağmen uluslar arası alanda bu dille anlaşmaktadırlar.

Priesack ve Tomscha tarafından hazırlanan One World, Secondary English adlı kitabın kasetlerinde dünyanın çeşitli yerlerinden konuşmacılar, dolayısıyla da değişik aksanlar yer almaktadır. Britanya tarihi, Avustralya coğrafyası, İspanya turizmi, Çin’de yeni yıl kutlamaları, Kanada kısa öyküleri, Yunan mitolojisi ve diğer konular üzerine yoğunlaşan kitapta konuların birbirinden ayrı olması kültürel bir bağ oluşmasını engellemektedir.

Bu sorun Potter tarafından hazırlanan Panorama adlı kitapta ise görülmemektedir çünkü Rio’da yaşayan bir Amerikan ailesinin anlatıldığı kitapta Amerikan ve Brezilya kültürlerinin karşılaştırılmasının yanı sıra bu ailenin çeşitli sebeplerle İstanbul, Marakeş, Seul, Buenos Aires, Bangkok, Tokyo, Milano ve Nairobi gibi yerlere gitmesiyle bütün bu yerlerin kültürleri bir bağlam içinde verilebilmektedir.

Diyalog halinde kültür öğrenimi

Kültürler arası yeti, diğer kültürler bağlamında anlam ve kimlik hakkında görüş alışverişinde bulundukça ortaya çıkar. Ders kitapları aracılığıyla kültürü öğrenirken öğrenciler de kitabın yazarı ve kültürel içeriği ile kendi kafalarında görüş alışverişinde bulunurlar. İşte burada öğretmene düşen görev öğrencinin ders kitaplarında verilen kültüre bakış açısını düzenlemek ve bir tür arabuluculuk yapmaktadır. Bunun sonucu olarak da sınıfta öğrenci – öğretmen – kitap üçlüsünün diyaloğu kaçınılmaz hale gelir. Bu diyalog şu şekillerde olabilir:

·        Öğretmen ve öğrencilerin ya da ikisinden birinin hedef kültür hakkında önceden biraz bilgisi vardır.

·         Öğretmen ve öğrencilerin ya da ikisinden birinin hedef kültür hakkında bilgisi yoktur. Böyle bir durumda kendi kültürlerini kaynak olarak kullanırlar.

Öğrenme kültürü

Öğrencilerin bir kültür hakkında bilgi sahibi olurken izledikleri yol ve yöntemler de onların kendi kültürlerinin bir parçasıdır. Nasıl iyi öğrenilebileceğine dair, yaşam süresince oluşan beklenti, davranış, değer ve inançlarla yaratılan çerçeve yeni bir kültürü öğrenirken de çıkış noktası olacaktır. Aynı şekilde öğretmenlerin de öğrencilik yıllarında gördükleri ya da model aldıkları kişilerde gözlemledikleri öğrenme tekniği onların öğrenme kültürlerini oluşturur.

Değişik öğrenme kültürleri sınıfta çeşitli sorunlara ve yorum farklılıklarına yol açabilir:

·         Öğretmen ve öğrencilerin öğrenme kültürleri ders kitabıyla uyuşmuyorsa, ders kaynak kültürün öğrenme yöntemlerine dayandırılır. Örneğin, Türk öğretmen, Türk öğrenciler ve yabancı kültürün özellikleriyle hazırlanmış bir ders kitabı.

·         Ders kitabı ve öğretmenin öğrenme kültürü birbirine uyuyor fakat öğrencilerinkine uymuyorsa öğrenciler beklentilerini bulamadıklarından öğretmeni başarısız sayabilirler. Örneğin, ana dili İngilizce olan bir öğretmen, kendi öğrenme kültürünü yansıtan bir ders kitabı ve Türk öğrenciler.

·         Ders kitabının hazırlanış tarzı ve öğrencilerin öğrenme kültürü birbirine uyuyor fakat öğretmeninkine uymuyorsa öğrenme ve öğretme başarısız olur. Örneğin, Türk kültürünün özellikleriyle hazırlanmış bir ders kitabı, Türk öğrenciler ve ana dili İngilizce olan bir öğretmen.

İkinci ve üçüncü örnekte öğretmen öğrencilerin öğrenme kültürünü yakından tanır ve ona yaklaşmaya çalışırsa sorunlar azalabilir. Fakat kaynak kültüre doğru atılan her adım da hedef kültürden uzaklaşmak anlamına gelir. Öyleyse öğretmenin bir kez daha arabuluculuk rolünü başarılı bir şekilde uygulaması ve bu yaklaşmanın dozunu iyi ayarlaması gerekmektedir.

 

By CEM ÖZIŞIK

 

Home / ELT Materials / Coursebook Reports / Learn Turkish / Comics / ELT Conferences / Private Lessons / Online Translation / Links /